Çocuk ve Ergenlerde Danışmanlık Hizmetine neden ihtiyaç duyulur?

Danışmanlık hizmeti çocukların duygu ve düşüncelerini daha iyi netleştirmeye, çatışmalara ve zorluklara iyi çözümler bulmaya ve ayrıca gelecekteki zorluklarla daha iyi başa çıkabilmek için iç güvenliğini yeniden kazanmaya yardımcı olur. Çocuk ve ergen danışmanlığı her zaman bilimsel olarak kabul görmüş yöntemlere dayanmaktadır.

 

Çocukları ve ergenlerin psikolojik ve pedagojik destek sürecinde, genellikle ebeveynleri ile düzenli görüşmeler  yapılarak gelişmeler ya da değişmeler değerlendirilir.  Bu süreç içerisinde en önemli desteklerden biri de ebeveynin çocuğuna verdiği destek ve kabul süreci olduğu için, ebeveynlerle olan çalışmalar çocuk merkezli olan iletişim ve değişim takibi görüşmeleri niteliğindedir. Danışma süreci, ebeveynlerin gözetim ve desteğe ihtiyaç duyduğu ailedeki çocuğun davranışında değişiklikleri sağlayan bir sürece ortaklık eder.

 

Gerekli olduğu taktirde öğretmenler, eğitimciler vb. çalışmalara destek amaçlı katılabilir ve bu süreç özellikle çocuklarla olan danışmanlık kısmında yadsınamaz bir önem taşımaktadır.

 

Aile ve bakım verenlerle temas halinde olan uzman, çocuğun/ergenin çevresindeki tutumları ve yaşamın organizasyonunu olumlu yönde etkilemeye çalışır. Ergenler ve genç yetişkinler söz konusu olduğunda, üçüncü şahıslarla düzenli ebeveynlik görüşmelerinin yapılıp yapılmaması veya ne kadar yoğun bir şekilde yapılması gerektiği konusunda ortak bir karar verilir.

 

 

Görüşmeler ne kadar sürer?

 

 

Yaşanılan sürecin ciddiyetine ve süresine ve ayrıca kullanılan yöntemin yapılandırılmasına bağlı bir süreyi kapsar. Çocuk ve ergenlerle olan çalışmalar bireysel veya grup olarak yapılabilir. Görüşmeler genellikle 50 dakikalık seanslar halinde gerçekleşir. Görüşmelerin sıklığı ihtiyaçlara ve prosedürlere göre değişeceği gibi, var olan süreçteki bireysel kararlılık ve egzersizlerin kişi(ler) tarafından yapılması da süreyi ve süreci belirleyici rol üstlenmektedir.

 

 

Büyümek ve yaşamda ayakları üzerinde duran bireyler konumuna ulaşmak kolay bir yol değildir elbette.  Çocuklar ve ergenler gelişimleri sırasında büyük fiziksel ve psikolojik değişiklikler yaşarlar. Bu değişiklikler zorlayıcı olduğu gibi, yalnız olunmaması gereken bir zaman dilimine işarettir.

 

 

Ebeveynler için gelişimle ilgili krizleri, çocuk ve ergenlerin bireysel özelliklerini ruhsal bozukluklardan veya hastalıklardan ayırt etmek her zaman kolay değildir. Yaşamın hiçbir evresinde insanlar, hem fiziksel hem de zihinsel olarak çocukluk ve ergenlikteki kadar değişmez. Bu gelişim süreci ve yaşanılanlar her birey için farklı zorlukları kapsar. Bazı çocuk ve ergenler bu zorluklarla tek başlarına mücadele etmeyi öğrenmek adına Pedagojik desteğe ihtiyaç duyarlar ve ebeveynlerinde bu süreçleri tam olarak yürütebilmeleri için desteğe ihtiyaç duydukları zamanlar olmaktadır.

 

Zor aşamalar çoğu kez  normal bir gelişim evresini de temsil edebilir.  Hiçbir gelişme ve ilerleme basit olarak algılanmamalıdır. Yaşam içerisinde var olan bu aşamalar elbette büyümek için önemli anları temsil eder, ancak krizler ve çatışmalar çocukları ve gençleri gereğinden fazla strese ve umutsuzluğa sürükleyebilir.

 

O zaman korku ve baskı, geri çekilme ve meydan okuma, direnç ve öfke destek gerektiren duygular anlamına gelebilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Danışmanlık ne zaman/ hangi konularda yardımcı olabilir?

 

Çocuk ve ya ergenin bir süredir endişe ve zorluklarla kendini meşgul etmesi söz konusu olduğunda ve bu durum onun gelişimini, düşünsel sakinliğini, ilişki ve davranışlarını etkilediğinde gerekli olan bir durumdur.

 

Genel olarak uzmanlar ile görüşmelerin gerekli olup olmadığı ya da gelişimsel bir süreç olup olmadığı konusu uzmanlar tarafından hızlı bir şekilde belirlenir. Psikolojik/Pedagojik danışmanlık sürecini gerekli kılabilecek örnekler şunlardır:

 

 

 

  • Bebeklik sürecinde sakinleşme sürecinin zorlu olduğu ağlama durumları , uyku ve beslenme sorunları
  • Islatma ve dışkılama
  • Uyku bozuklukları
  • Gelişimsel gecikmeler (konuşma, sosyal iletişim ve öğrenme süreci gibi)
  • Kalıcı korkular ve kaygı süreçleri
  • Umutsuzluk ve mutsuz görünme
  • aşırı geri çekilme, temas ve ilişki sorunları
  • travmatik deneyimler
  • organik bulgular olmadan fiziksel şikayetler
  • zorlayıcı olan düşünsel tekrarlar, yinelenen düşünceler – eylemler ve tikler
  • Sürekli huzursuzluk ve dikkat bozukluğu
  • Konsantrasyon, öğrenme ve odaklanmada zorluklar
  • Okumada veya aritmetikte zorluk
  • bariz şekilde saldırgan, reddedici ve muhalif davranışlar
  • Okula alışma sürecindeki zorluklar, okuldan kaçma ya da okul reddi
  • Yeme bozukluğu
  • kendine zarar verme davranışı
  • kalıcı depresif duygudurum
  • okulda güçlükler, zorbalık, aşırı dürtüsel, saldırgan davranışlar, aşırı sosyal geri çekilme, yeme bozuklukları, alkol ve uyuşturucu sorunları, internet bağımlılığı gibi bir çok konu bu örnekler dahilinde sıralanabilir.

 

 

Psikolojik stres ne kadar uzun süre devam ederse ve semptomlar ve stres ne kadar şiddetli olursa, yaşamın ilerleyen dönemlerinde psikolojik bozukluklar yaşama riski de o kadar yüksek olur. Bu nedenle çocuğunuz için erken bir aşamada yardım almalısınız! Bir psikoterapist, bu yaşam durumuna dahil olanların duygusal istikrarı yeniden kazanmalarına, iyi çözümler bulmasına ve karar vermesine yardımcı olabilir.

 

Gizlilik

 

Çocuk ve ergen psikoterapistleri gizliliğe tabidir. Görüşmelerde konuşulan her şey gizlidir. Uzmanların önceden kişinin kendisinden onay almadan terapi hakkında kimseyle konuşamaz, bu durum  danışanın iznine tabidir. Bu nedenle çocuklar ve ergenler görüşmeye dair  bu gizlilik ilkeside dahil olmak üzere bilgilendirilir.

Gizlilik yükümlülüğü, ancak çocuk/ergen risk altındaysa kalkar.

 

 

Danışmanlık süreci nasıl işler?

Çocuklar duygularını ve ihtiyaçlarını daha net bir şekilde ifade etmeyi ancak yıllar içinde öğrenirler. Ebeveynleri ve diğer insanlarla ilgilenirken, başlangıçta kendilerini oyunlar, yüz ifadeleri ve jestlerle ifade etme eğilimindedirler. Çocukları tedavi ederken, oyun yöntemleri çok kullanılır. Ergenlerde, duygu ve düşünceler hakkında konuşmalar daha olasıdır, ancak burada her zaman eğlenceli unsurlar da vardır. En önemli bileşenler, çocuk/ergen veuzman  arasındaki güvene dayalı, terapötik ilişki ve olumsuz sonuçlardan korkmadan bir kişiyle güvenle iletişim kurabilme olanağını içerir.